20-30 yıl öncesinin bilim kurgu filmlerini yaşamaya başlıyoruz yavaş yavaş.İhtiyaç olarak gördüğümüz lüksleri yaşarken şikayet etmeyi de ihmal etmiyoruz.Sürekli tüketiyoruz, kaynağını sorgulamadan.Birileri ise hiç durmadan üretiyor, üretiyor, birbiriyle yarışıyor.Bugünlerde ise endüstri 4.0’ı duymaya başladık, endüstri 4.0’dan, bahsetmeden önce olayın bu noktaya nasıl geldiğini anlamak gerekir diye düşünüyorum.

Endüstri Devrimleri

Önce mekanik güce dayanan ilk sanayi devrimi gerçekleşti, daha sonra seri üretimin temeli olan 2. sanayi devrimi ardından da üretimin dijitalleştiği 3. sanayi devrimi.Şimdi ise 4. sü…

18. yüzyılın sonlarında buhar gücünün keşfedilmesiyle başladı sanayi devrimi.Buhar gücünün mekanik güce dönüştürülmesi sonucu buharla çalışan lokomotifler, gemiler, ulaşımdan taşımaya,üretimden turizme her alanda buharın gücü kullanılmaya başlandı.Dünyanın düzeni değişmişti, köyden kente göç hızlandı artık insanlar büyük sanayi şehirlerine akın ediyordu, konforun artmasıyla birlikte nüfus artışı da katlandı.

Henry Ford’un da öncülerinden biri olduğu 2. Sanayi devrimi ise elektrik enerjisine dayalı kitlesel üretimle birlikte üretim bandının endüstriye girmesiyle başladı.Üretim bandı üzerinde parçaları işçilerin işlediği bir yöntem izleniyordu.1870’lerde başlayıp 20. yüzyılın başlarına kadar sürdü.

İlk programlanabilir mantıksal ünitenin üretim bandında rol almasıyla başadı “Dijital Devrim”. Bilgi teknolojilerinin endüstriye girmesiyle birlikte işçilerin üretimdeki rolü azaldı ve işsizlik büyük oranda arttı, seri üretimle dijitallik bir araya gelmişti.

Endüstri 4.0 – Nesnelerin İnterneti

Şimdi ise yeni bir endüstri devrimine tanıklık ediyoruz, endüstri 4.0 yani nesnelerin interneti, nedir bu nesnelerin interneti?

İnsanoğlunun geçmişten bugüne icat ettiği bütün araçların birbiriyle iletişim kurabilir, anlamlı veriler toplayıp bu verilerle hayatımızı kolaylaştıracak kararlar alabilir hale gelmesi demektir.Üretim aşamasından bahsedecek olursak, basitçe, 3. sanayi devriminde bahsettiğimiz mantıksal ünitelerin ve çiplerin sayısının artması, gelişmiş yapay zekaya sahip olmaları ve diğer ünitelerle iletişim kurabilmeleri demektir. Üretimdeki insan sayısını oldukça azaltacak bu durumun sonucunda bir kaç insan tarafından yönetilen dev otonom fabrikalar, hatta makineler ışığa ihtiyaç duymayacağı için karanlık fabrikalar ortaya çıkabilir.

Tabiki nesnelerin interneti dediğimiz bu devrim yalnızca üretimden ibaret değil, hayatımızın her alanında değişimlere sebep olacak. Sayısız örnek verilebilir ama biz bir kaçını verelim.

Büyük şehirlerde yaşayanlar trafiğin hayatı ne kadar zorlaştırabileceğini bilir. Endüstri 4.0’la donatılmış bir şehirde şehrin ana alterlerinden birinde olağan dışı bir trafik sıkışması olduğunu ve bu yolda havaalanına yetişmesi gereken bir çok insanın olduğunu düşünün, yoldaki araçların gps sistemleri havaalanına veri gönderecek ve gerekirse yoldaki trafiğin durumuna göre havaalanındaki bir sefer trafikte kalan yolcular için otomatik olarak rötar yapabilecek.

Şuanda bir çoğumuzun kullanıyor olduğu bir kaç örnekten bahsedeleim,”İbbCeptrafik” uygulaması, trafikte navigasyon kullanan araçların verilerini toplayıp bu verilerden yoğunluk haritası çıkarıyor ve bize sunuyor.Ya da otobüs kullananların bildiği otobüs uygulamaları, araçtan gelen verileri kullanarak aracın nerede olduğunu ve durağınıza kaç dakika sonra geleceğini gösteriyor.

Son günlerde aşina olduğumuz akıllı ev sistemleri, bir ev nasıl akıllı olabilir? Evinizin içindeki bütün eşyaların internete bağlı olduğunu,birbirleriyle iletişim kurduğunu, sürekli veri topladığını ve bu verilerle karar alabildiğini düşünün.

Uzun süreli bir seyahate çıktınız diyelim ve çıkarken kombiyi kapattınız haliyle, normal şartlarda eve döndüğünüzde eviniz çok soğuk olmalıydı fakat sizin akıllı eviniz, siz seyahatten dönerken aracınızın gps verilerini alıp eve döndüğünüzü anladı ve kombi açıldı, eve geldiğinizde eviniz sizin için ısınmış olacak.

Sık sık yazıcı kullanıyorsunuz, sürekli kartuşunuz bitiyor ve yeni kartuş almaktan bıktınız. Artık yazıcınız kartuşu azaldığında yeni kartuş sipariş etmiş olacak ve belkide siz kartuşun azaldığını farkettiğinizde duyduğunuz kapı zili yeni kartuşun kargosu olabilir.Bireysel kullanıcı değilde matbaa sahibi olduğunuzu düşünün, kartuş siparişiyle uğraşmanıza gerek kalmayacak.

Başta sayısız örnek demiştim ya, sayfalarca örnek verebiliriz; doluluk oranı artınca çöp kamyonuna haber veren çöp konteynerinden meyve ağacında hastalık belirtisi olduğunda çiftçiye haber veren sensörlere kadar insanın var olduğu her alanda var olacak bir yenilik nesnelerin interneti. Benim vereceğim örnekler bu kadar, artık siz de kendi örneklerinizi üretebilirsiniz. Biraz da sektörden bahsedelim.

Sektörde Iot

 Otomasyon sistemlerinde çok başarılı olan Siemens, kendi kendini düzenleyen otonom sistemler geliştirmiştir ve endüstri 4.0’ın öncü firmalarındandır.

 Bir diğer firma ise Bosch, dünya genelinde endüstri 4.0 üzerine 250’den fazla projeyi başarıyla uygulamıştır.

 Dijitalizasyon ve endüstri 4.0’ın dünyaya açan General Electric, kendi kendini inşa eden fabrikaların var olacağını öne sürüyor.

 Festo, insan hareketleriyle özdeş hareket edebilen robotlar geliştirmiştir.

 Cnc ve robot teknolojilerini birleştiren Mitsubishi, farklı makinelerin birbirleriyle iletişimi üzerine çalışmaktadır.

Türkiye’nin Endüstri 4.0’daki Yeri

Şimdilik üretim alanında daha çok otomotiv sektörümüzde endüstri 4’e geçiş başlıyor, bunun yanı sıra bir çok startuplarımız bulunmakta.İlk sanayi devrimini yaklaşık 100 yıl geriden takip ettik, endüstri 2.0’ın ise 50 yıl kadar gerisindeydik. 3. sanayi devriminin 30 yıl kadar gerisinde kaldık. Endüstri 4.0’da ise hal bu kadar kötü değil, dünyanın yalnızca 4 yıl gerisinde olduğumuz düşünülüyor.

Hatasız kodlamalar, iyi günler : )

 www.endustri40.com
www.gelecekhane.com
www.tesseract.co.uk
iot.kocsistem.com.tr

 

 

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here